Beyaz Yakalının Keyif Defteri

Beyaz Yakalının Keyif Defteri

118
0
PAYLAŞ

Beyaz Yakalının Keyif Defteri aslında serinin son kitabı ben her zamanki gibi sondan başa giderek son kitaptan okumaya başladım 🙂 iyi ki de başlamışım yeri geldi İstanbul’ a aşık oldum yeri geldi farklı hobiler kazandım yeri geldi farklı lezzetler tattım biraz felsefeden biraz müzikten nasibimi aldım şimdi sıra serinin diğer iki kitabını okumakta yalnız bu kitapta öyle bir kısım var ki bu kadar masalsı ve eğlenceli özel sektör anlatılamazdı paylaşmazsam ,  blogumda yer vermezsem olmazdı :)))

BİR KURUMSALLAŞMA MASALI

Tanrıların dağı Olimpos’ta huzurlu ve dingin yaşamın tek düzeliğinden sıkılan patronlar günün birinde dünyaya gidip halkın arasına karışmak isterler.Bu talep aslında hiç de hoş karşılanmaz.Ancak patronlar kararlıdırlar ve bir daha geri dönmemek pahasına da olsa bu macera arayışı ile Olimpos’tan kaçarak hikayemizi başlatırlar.

Patronlar dünyaya ulaşıp halkın arasına karışınca ilk etapta onların düşündükleri kadar sıradan olmadığını hayretle fark ederler.Hatta bazılarının üstün ruhlara sahip olduğunu görünce de en derinlerinde bir yerlerde kendilerini buruk da hissederler.Dünya çok güzeldir ancak halkın arasında yaşamak Olimpos’taki kadar kolay ve stressiz değildir.Patronlar ilk etapta güvenlik içinde rahat yaşamak için kendi mabetleri olan şirketleri inşa ederler.Kendilerini klonlama imkanı bulamadıklarından şirket içine halkın arasından seçtikleri en sadık olacağını düşündükleri kişileri toplayarak çevrelerinde bir güç ve güvenlik çemberi oluşturmak isterler.Patronlar da verdiği apoletlerle onları kutsayarak havari ilan ederler. Havariler tarafından temel amaç çerçevesinde oluşturulan yazılı ve sözlü tüm davranış kalıplarına ve dayatmalara Kurum Kültürü adı verilir.Bu kültürün bir çalışan olarak sizin ruhunuzu işgal etmesi de Kurumsal Yurttaşlık olarak ifade edilir. Tanrılaşmış bir patron masasında belli aralıklarla toplanan havariler sadece çalışarak sorgulamadan biat eden müritler.Büyüme aşamasına geçebilmek için çemberi genişletmek gerekir.Çemberi genişletmenin yolu da herkese günün birinde havari olabileceğine dair inancı enjekte etmek gerekir.En fazla çalışan ve en fazla eğilen en yükseğe çıkar felsefesiyle genişletilmeye çalışılan çember günün birinde taleplere cevap veremeyecek hale gelir.Yeni apoletlere ve makamlara ihtiyaç duyulmaktadır. Şirket yerini mısır piramidi olan plazalara bırakmıştır.Piramit yapı bilindiği üzere huni gibidir ve tepesi oldukça dardır.Çok çalışarak yükseleceğini ve havari olacağını sanan beyaz yakalılar hızla yukarı tırmanma telaşı içinde rekabete girişirler.Ancak yukarıda havarilerin oturduğu yer kısıtlıdır.Günün birinde patron etrafına bakınıp Olimpos dağında yaşadığı mutluluğu dünyada bulamadığını düşünürse sorumluluğu bu kez de havarilerine yükler.Farklı bir masala geçilmesi bu aşamada kaçınılmazdır.Bu masalın kahramanlarının adı danışman olan modern cellatlardır.Patron bu kez onları çemberin içine daha mutlu bir hayat için davet eder.Yeni masal cıngıllarla şarkılarla görkemli bir şekilde başlar.Yeniden yapılanma değişim yatay organizasyon toplantıları zirveleri derken bu masalın da bittiği yer gaz odaları olur.

Temizlik bittiğinde halen nefes alıyorsanız bir takım insanların gittiğini ama herşeyin aynı kaldığını göreceksiniz.

” Masallar küçükken uyuyuncaya kadar,büyüyünce de uyanana kadardır .” Wıll DURANT

 

BİR CEVAP BIRAK